Çocukluk döneminde, aile bireylerinin çocuğa davranışı, çocuğun gelişimi ve ruh sağlığı için çok önemlidir. Bu dönemde yaşananlar çocukta derin izler bırakabilmektedir. Çocuk sevgi ve anlayış ortamında yetiştirilirse kendine güvenir ve yaşadığı problemleri iletişimle çözmeyi öğrenir. Şiddet içinde yetiştiğindeyse şiddeti gösteren kişiyi model alır ve şiddet eğilimli biri olabilir.
Günümüzde gerek medya aracılığıyla gerekse hayatın akışı içerisinde ne yazık ki pek çok şiddet durumuna tanık oluyoruz. Öfke ve şiddetin en yoğun yaşandığı dönemdeyiz. Her an her yerde şiddet olayları ile karşılaşabiliyoruz. Çocuklar da bu şiddet olaylarından oldukça olumsuz etkilenmektedir. Çocuğun bulunduğu ortamlarda öfke ve şiddet davranışları varsa çocuk bu davranışları zamanla içselleştirebilmektedir.
Şiddet deyince ilk aklımıza fiziksel şiddet geliyor olabilir ancak şiddet, sosyal ve ruhsal boyutuyla da karşımıza çıkmaktadır. Örneğin duygusal şiddet dediğimiz şiddet türünde; fiziksel bir müdahale yoktur ancak bireyin ruh sağlığını bozacak şekilde sürekli yapılan eleştiri, aşağılama, tehdit etme, küfür etme, sorguya çekme, alay etme gibi davranışlar vardır ve bunlar psikolojik anlamda tahribat oluşturan şiddet davranışlarıdır. Bir çocuğa ceza olarak hafif bir şekilde vurursanız canı acıyabilir, ancak şaka olarak çok daha sert vursanız bile canı acımaz. Unutulmamalıdır ki duygusal şiddetin etkileri, fiziksel şiddetin etkilerinden daha fazladır ve daha geç iyileşir.
ŞİDDETE MARUZ KALAN ÇOCUKLARINIZA NASIL YARDIMCI OLABİLİRSİNİZ?
· Çocuğunuzun kendisini ifade etmesine izin verin, onu etkin dinleyin.
· Olaylarla birlikte duygular hakkında da konuşun.
· Sınıfta, bahçede, parkta kısaca farklı ortamlarda kendini ifade etmesi için yüreklendirin.
· Çocuğunuza problem çözme becerileri kazandırma konusunda yardımcı olun. Bu konuda en önemli adım çocuklara sorumluluk vermek, kendi işlerini kendileri çözmesi konusunda destek olmaktır
ŞİDDET UYGULAYAN ÇOCUKLARINIZA NASIL YARDIMCI OLABİLİRSİNİZ?
· Her şeyden önce anne-baba çocuğa saldırganlık modeli olmamalıdır. (Evde fiziksel şiddet gören bir çocuk, varsa kardeşine uygulamakta, kardeşi yoksa okulda en ufak bir sorunda arkadaşına vurmakta ya da hayvanlara eziyet etmektedir.)
· Çocuk şiddet içerikli davranışları sadece evde model alarak öğrenmez. Günümüz internet dünyasında çok fazla şiddet içerikli oyun ve dizi/film/video vardır. Birçok araştırmanın sonucu öfke ve şiddet içerikli görüntülerin çocuklarda saldırganlığı arttırdığını ortaya koymuştur. Medyada şiddeti izleyen çocuklar, şiddete karşı duyarsızlaşırlar ve şiddeti günlük yaşamın bir parçası olarak görmeye başlarlar. Çocukların ve gençlerin şiddeti taklit etmesini azaltmak amacıyla hangi oyunları oynadığını, oyunların içeriklerini, izlediği videolar takip edilmelidir. Yaşına uygun olmayan ve olumsuz davranışlar bulunan içerikleri izlemesine müsaade edilmemelidir. Çocuklara neleri izleyebileceklerini ya da oynayabileceklerini nedenleri ile birlikte açıklarsanız bu kuralı uygulamanız kolaylaşacaktır.
· Çocuk, ergen ya da bir yetişkin için en önemli olan öfkesinin ciddiye alınmasıdır. Ciddiye alınan her duygu ile baş edebilme gücü gelişmiş olur. Çocuğa yaşadığı ve baş etmekte zorlandığı öfke duygusunun normal olduğu anlatılmalı, fakat davranışını kontrol etmesi için yardım edilip bunu başarabileceği konusunda yüreklendirme yapılmalıdır.
· Çocuğun istekleri saldırgan davranışlar yapınca yerine getiriliyorsa, çocuk isteklerini yaptırmada şiddeti araç olarak görmeye başlar. Saldırgan davranışlar ödüllendirilmemeli ve onun bu davranışının istenmeyen bir davranış olduğu hemen gösterilmelidir.
· Saldırgan davranış sergileyen çocuklarda; rahatlamayı sağlamak amacıyla kumla oynama, kızgınlığın resmini yapma, yastığı yumruklama, hareketli oyuncaklarla oynama vb. etkinlikler yapılabilir. Çocuğun kendini ifade edebileceği ve geliştirebileceği sosyal, kültürel ya da sportif faaliyetlere yönlendirilebilir.
· Öfke ile baş etme becerileri kazandırılabilir. (olumlu iç konuşmalar, 10’a kadar saymak ve derin nefes almak vb.)
· Çocuk gergin ve sinirliyse çocukla tartışılmamalı, önce sakinleşmesini bekleyip daha sonra yaptığı davranışlar hakkında konuşulmalıdır.
· Çocuk, olumsuz davranışları yapmadığında hemen fark edilmeli; olumlu davranışları anında pekiştirilmeli ve sözel olarak ödüllendirilmelidir.
· Anne-babalar bu çocuklarla iletişim kurarken ben dilini kullanmalıdır. Örneğin; Böyle kavga ettiğin zaman rahatsız oluyorum, üzülüyorum gibi kişiler duygu, düşünce ve ihtiyaçlarını davranış anında dile getirmelidir.
· Şiddet uygulama davranışı devam ediyorsa, okul ya da ev yaşam kalitesini, ilişkilerini bozan bir hal aldıysa mutlaka bu konuda bir uzmandan destek alınmalıdır.
ÇOCUKLARA ÖFKELERİNİ İFADE ETMELERİ/DIŞA VURMALARI İÇİN NASIL YARDIM EDEBİLİRİZ?
· Çocuklarınıza farklı duygular ve bunlara yol açan durumları anlatmak için çeşitli yüz ifadeleri kullanın.
· Öfkelendiklerinde bedenlerinde meydana gelen değişimleri fark etmelerini sağlayın (terleme, kalp atışının hızlanması, titreme, hızlı nefes alıp verme, yüzünün kızarması gibi)
· Kendi öfkenizi nasıl kontrol ettiğinizi gösterin, kendi hayatınızdan örnekler verin.
· İnsanlar ve olaylarla ilgili duygularını her zaman sözcüklerle ifade etmeleri gerektiğini söyleyin.
Anne ve babaları olarak çocuklarınıza göstereceğiniz sürekli eleştiri; dünyayı olumsuz görmesine,
Sürekli öfkeli tepkiler; kin tutmasına,
Aşağılanma ise; öfkeye ve kendini değersiz hissetmesine neden olacaktır.
Çocuklarınıza göstereceğiniz; Hoşgörü; kendini önemli hissetmesini ve sabrı,
Dostluk; güven duymasını,
Övgü; kendini değerli hissetmesini ve sevmeyi,
Adaletli davranmanız; adil olmasını sağlayacaktır.